23 Ağustos 2011 Salı

KUALA LUMPUR

          Gümrükten geçiş ve bir anda değişen atmosfer.Başlarında türbanları , türbanlarının üzerinde bereleri ve Singapurlulara nazaran daha koyu ten rengine sahip olan kadın gümrük polisleri karşıladı.Ramazan ayı olması sebebiyle içimde tedirginlik vardı.Ama bu tedirginliğin yersiz oldugunu ileride anlayacaktım.Her ne kadar islami yönetim hakim olsa da gördüğüm kadarıyla halk üzerinde herhangi baskı yok.İsteyen istediğini giyip yiyip içebiliyor.Sanırım devlet görevlileri islami kurallara uygun olarak giyinmek zorunda.Eski ama konforlu otobüsümüzle yaptığımız yolculuğumuzu saat 03:40 civarında Kuala Lumpur otogarında noktaladık.İlk amacımız ertesi gün Kamboçya'ya uçacağımız için çantalarımızı havaalanına bırakmak. Biraz da geziye başlamadan önce taksinin burada ucuz olduguna dair yanlış bilgilendirmeyle ilk gördüğümüz taksiye binip havaalanına gitmek istediğimizi söylüyoruz.Bizim gideceğimiz havalanı Airasia gibi bu bölgede uçan ucuz firmaların kalktığı şehirler arası havaalanı.Yaklaşık 70 km.lik bir yolculugun ardından Singapur'dan KL ye ödediğimiz ücretin iki katını ödeyerek havaalanına ulaşıyoruz.Bu noktada bir öneri yapmak istiyorum.Eger havaalanına gidecekseniz nerde olursanız olun metroyla veya otobüsle veya taksiyle Santral'e gelin ve hemen santralin yanından sadece 8 ringgit e havaalanına giden otobüslere binin.Bu paranın yaklaşık 30 katını taksiye ödemeyin.




İlk durağımız KKLC Petronas Kulelerinin bulunduğu yer.İslami değerlere göre inşa edilmiş olan bu harika kulelere çıkma şansı elde edebilmeniz için sabah 7 de gelip kontenjana dahil olabilen şanslı kişilerden olmanız gerekiyor.Yoksa bizim gibi iki kulenin arasındaki alışveriş merkeziyle yetinmek durumunda kalabilirsiniz.Buradaki kahvaltı gezi ve bol fotograf molasının ardından aynı metroyla Ulusal Park'a yol alıyoruz.



Park için indiğimiz istasyondan parka dogru yürürken ilgilenenler için İslam Eserleri müzesi ve Ulusal cami hemen yol üzerinde.Biz ulusal parkın içinde ki kendi deyimleriyle dünyanın en büyük kuş parkına gitmeyi tercih ediyoruz.Singapur da gördüğüm kuş parkı hariç başka bir yerde kuş parkı görmedim ama kuş parkı biraz sıkıcı geldi.İçeride makul sayıda çeşitte kuş görmeniz mümkün.Doğa olarak güzel bir yer.Kuş parkının hemen karşısında ki orkide bahçesi gerçekten zarif ve çekici bir yer.Orkide bahçesinin hemen arkasında bulunan Geyik parkına kapalı olduğundan dolayı giremiyoruz.Dışarıdan gördüğüm kadarıyla çok bişey kaybetmiş sayılmayız.Yine bu parkın içinde ki göle gidip göl kenarında mola verip sessizliği dinliyoruz.Buradaki molanın ardından göle bağlı kanalın kenarından yürüşümüze devam ediyoruz ve park gezimizi havanın kararmasıyla sonlandırıyoruz.



Akşam yemeğimizi yemek üzere tekrar KKLC'ye dönüyoruz.Yemeğin ardından bahçe de ki kalabalığın içinde havuz kenarındaki yerimizi alıyoruz.Gece buranın tadı gerçekten başka güzel.Kulelerin hemen altındaki manzara gece daha bir alımlı.Gece yarısına yaklaşırken herkesin dağılmaya başlamasıyla bizde bu gece bize ev sahipliği yapacak olan havaalanına dogru yol alıyoruz.Sabah çok erken saatte uçacağımız için uçağı kaçırmamak adına bu gece yi havaalanında geçireceğiz.Sabahın ilk ışıklarıyla istikametimiz Kamboçya Siem Reap.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder