25 Eylül 2010 Cumartesi

Floransa

3 saatlik bir yolculuğun ardından Floransa garında iniyorum.saat saat 10'a gelmek üzere.Önce roma biletimi alıp daha sonra hostelimi bulmalıyım.(Bu sefer biraz daha tedbirliyim hostelimin adresini ismini not almıştım.)Gezimin bitmesine 4 günlük bir zaman var.O yüzden Floransa için bir gün ayırdım.Ertesi gün akşam için Roma trenin den yerimi alıp.Dışarıya çıkıyorum.Gördüğüm ilk kişiye hostelin adresini göstererek nasıl gidebileceğimi soruyorum.14 numaralı otobüse binmemi söylüyor.Hemen garın karşısında ki durağa giderken önümden 14 numaralı otobüs geçiyor.Önemsemiyorum ve durakta beklemeye başlıyorum yaklaşık2 saatlik bir bekleyiştwn sonra otobüsün gelmemesi biraz moralimi bozsada umursamıyorum.Sırtımda 20 kiloluk bir çanta ve başka bir sırt cantasıyla Floransa nın ünlü Duomusuna ulaşıyorum.Saat 12 ye gelmesine rağmen burada hayat hala hareketli.Myedandaki turun ardından bir taksiciye hostelimin adresini gösteriyorum.Taksici buranın şehrin dışında olduğunu ve buradan oraya yaklaşık 30 € tutabileceğini söylüyor.Geceliği 14 € olan bir hostel için değmeyeceğini bir yandan da içimde beni tetikleyen macera arayışının etkisiyle barların olduğu sokağa doğru yürüyorum.Sırtım da kocaman sırt öantasıyla girdiğim barda bütün bakışları üzerime toplasam da bundan hiç rahatsızlık duymuyorum.Plastik bir bardakta bira alıp çıkıyorum dışarıya barın karşısında güzel manzaralı bir yere geçip biramı yudumlayıp hem yorgunluğumu atıyorum hemde insanları tanımaya çalışıyorum.



Bir moladan sonra bir kaç sokağı daha dolaşıyorum ama gözüme çarpan ne bir hotel var ne bir hostel.Yürümeye devam ediyorum sessiz sokaklara giriyorum karşıma bir internet kafe çıkıyor.İnternetten bir hostel bulabilirim diye düşünüyorum kafeye girdiğimde zaten saat 1:30 Kafe 3 te kapanıyormuş.3 e kadar kafede kalıp internette  arkadaşlarla sohbet ediyorum.Bu saaten sonra bir hostele gitmenin zaten anlamı yok.Çıkıyorum dışarıya Tekrar gara gidiyorum ama gar kapalı.


Garın karşısında ki mcDonalds'a giriyorum.Bir yemeğin ardından saat altıya kadar burada oturuyorum. Saat 6 da gar açılıyor.Gara gidip uygun bir yer bulup uyuyorum sabah uyandığımda gar hareketlenmiş kalabalıklaşmış halde. Çantamı emanete bırakıp atıyorum kendimi dışarıya.Floransa parkına gitmeye karar veriyorum ama önce ilk gördüğüm bar da (burada kahvaltı edebileceğiniz sandvic tarzı şeyler satan yerlere bar diyorlar)güzel bir kahvaltı ediyorum.Ardından parka doğru yürüyorum parka ulaştığımda sessiz sakin bir yerle karşılaşıyorum.Burandan nehrin üzerinden eski Floransa sokaklarına giriyorum.Burada bütün evler neredeyse birbirinin aynısı evlerde pek fazla dikkatimi çeken birşey yok çok sıradan duruyorlar hepsi neredeyse 3-4 katlı düz yapılar.Ama tarihi de yansıtıyorlar.



Dar sokakların arasından tekrar duomo ya doğru yürüyorum.12 yy dan kalma kiliseler çıkıyor karşıma.Heran tarihi bir yapıyla karşılaşmak mümkün.Tarihi doku çok iyi korunmuş.Floransa  her sokağı tarih kokan bir şehir ama biraz sıradan geliyor bana beni çok fazla cezbetmiyor.Dar sokaklardan devam ediyorum yoluma Duomo tüm heybetiyle karşımda duruyor.Devasa yapının içini görmek için sabırsızlanıyorum.İçeriye giriyorum Gerçekten etkileyici.Kubbesine çıkmak istiyorum ama başka bir yerden çıkılıyor kubbeye dışarıda yağmurun da başlamasıyla kubbeye çıkmaktan vezgeçiyorum.Meydana nazır bir yerde oturuyorum biraz.Sonra çarşısında geziyorum.Hava çok yağmurlu geceden uykusuzum ve tren saatim yaklaşıyor en iyi istsyona gidip treni beklemek.İstasyona gidip Roma trenimi beklemeye başlıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder