12 Eylül 2010 Pazar

Paris'de II

Sabah otel'den ayrılıyorum.Hem gezip hemde kendime uygun bir hostel bulmak için yola koyuluyorum.Önce sırtımdaki çantadan kurtulmam lazım.Tren istasyonuna gidiyorum ve çantamı bir lockera bırakıyorum.Sonra La Fayette Caddesinden Aşağıya doğru yürüyorum.Karşıma Opera Binası çıkıyor.Buası gerçekten görülmesi gereken bir sanat eseri niteliğinde.Ayrıca Fransızlarında sanata verdiği değerin öenmli bir göstergesi bence.

Oradan ayrılıp Madelena kilisesine yürüyorum.Antik Yunan tapınaklarına benzeyen bu kilisenin için merak ediyorum.Kiliselere girdiğimde genelde soğuk bir şeyler hissederim.Ama burada samimi ve sıcak bir hava hissediyorum.Sonra Place de Concorde a doğru yürüyorum.Büyük bir meydan burası meydana geldiğimde Ministere Des Affaries entagres solumda ünlü Louvre Müzesi sağımda Grand Palais.Rotamı Louvre Müzesine çeviriyorum.Önce Müzenin önündeki büyük parktan yürümek zorundayım.Parkın içinde iki büyük havuz var.İnsanlar burada sandalyelerde oturup güneşleniyorlar.Yürürken çeşitli heykelleri görmek mümkün.Karşımızda Dünyanın en büyük müzesi Louvre.Burayı anlatmama çok fazla gerek yok.Burada ki en ünlü eserler arasında Leonardo'nun Mona Lisa'sı bulunuyor.Müzenin önünde ki piramitten içeriye giriyorum müzenin kapanmasına bir saat kalmış.Ben yinede gişedeki kuyruğa giriyorum sıra bana geldiğinde satış bitiyor.Yarın bu müzeyi göremeye karar verdikten sonra Müzenin yanından Notre Dam Katedraline doğru yürüyorum.

Chalette denilen Seine nehrin üzerinde ki adacık üzerine inşa edilmiş olan Sainte Chapelle i ve Notre Dame Katedralinin bulunduğu yerdeyim.İlk durağım Saint Şapel i bir hayli büyük bir şapel.Notre dame ı görene kadar burası ilgilenecek bir yer gibi duruyor.Ama Notre Dame ı görüğümde burayı unutuyorum.Katedral bir kaç bölümden oluşuyor.Ünlü batı cephesi roma mimarisinden esinlenilmiş.Binlerce heykelcikten oluşmuş duvarlarıyla ilginç ve sanatsal yönü ağır bir cephedir.Katedralin En üstündeki Yarasa , köpek ,Korkunç figürler sanki o dönem insanların üzerinde kilisenin otoritesini sağlamak amaçlı yapılmış diye düşündürüyor.Kimbilir burada neler yaşnadı burası tarihe nasıl yön verdi.İnsan merak ediyor.1200 lü yıllardan ,itibaren Avrupa piskoposluğunun mekanı olarak kullanılan bu katedral.19 yy. başlarında Şehir planlamacıları tarafından yıkılmak istenmiş.Ama Vuctor Hugo nun Yazdığı Notre Dame Kamburu romanı buranın yıkılmasını önlemiş.

Katedralin içini merak ediyorum.Ama kapanmış durumda çünkü saat 7'yi 20 geçiyor.Aklıma sığınma sorunum geliyor.Hostel aramaya koyuluyorum.Elimde herhanig bir veri yok.İçimdeki sesi dinlemey karar veriyorum.İçimdeki ses beni Paris'in Beyoğlu'suna götürüyor.İimdeki ses teşekkür ediyorum.Masaların arasından ilerlerken bizim Beyoğlu'yla arasında ki tek farkın rakının yerinde şaraplar olması olarak değerlendiriyorum.Buranın meydanın ilginç kıyafetli iki genç tüm mekanların duyabileceği şekilde müzik yapıyorlar ve gayet başarılılar.İçimdeki diğer ses devreye giriyor.Subway in önünden geçerken bu sesime kulak verip en vejetreyanından bir sandviç alıyorum.Tabi 10 tane fransızca soruya cevap verdikten sonra.

Karnımı doyurduktan sonra hotel aramak üzere yola koyuluyorum.Burada otellerin en güzel yanı Tarfilerin camlarda yazıyor olması.Bakıyorsunuz 100 € 150 € hiç muhattap olmadan devam ediyorsunuz:)




Tekrar Notre Dame ın arkasından Dans eden kızın , sarhoş ressamın ve ilginç icatcı amcanın yanından Eifell e doğru yöneliyorum.İlk Akşam ki eğlenceye benzer bir eğlence bulup eğlenmek ümidiyle.500 mt yürüyorum Rap konserine denk geliyorum.Şanslı günümdeyim.Rap festivali varmış bugünlerde.Hemen bira alabileceğim bir yer arıyorum zorda olsa buluyorum ve konser alanına geri dönüyorum.Burada tanıdık bir simayla karşılşıyorum.Daha önce bahsetmediğim Eifel gecesinde anlamsız dans eden amca burada da bedene eğitimi hareketleri eşliğinde anlamsızlıklarına tarifsizlik katarak dansına devam ediyor.Amcayı saygıyla selamlayıp enerjisine şapka çıkarıp yaşam sevinci karşısında saygıyla eğilip kimseyi umursamadan dans etmesini takdir edip müziğe bırakıyorum kendimi.Müzik Müzik Müziiik......

Saat 12 yi geçti konser bitti.Herkes dağıldı benim kalacak yerim yok.İstasyona geri dönüyorum.Sabah gideceğim ama bir şekilde sabhlamam lazım istasyon kapanıyor.En iyisi biraz gezmek diye düşünüyorum bir mekan bulur girerim birşeyler yaparım diye La Fayatte n gündüz yaptığım gibi aşağıya doğru yürüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder