12 Eylül 2010 Pazar

Paris' de I

Hareketli bol aktarmalı bir yolculuktan sonra Paris'teyim.Burada bir turizm bürosu arıyorum.Fakat bulamıyorum.Bir haritaya ihtiyacım var.İstasyonun dan dışarıya çıkıyorum buraya hazırlıksız geldim.Ne hostel rezervasyonu yaptım nede bu konuda bilgi aldım.İstasyon çevresindeki hotellerden başlıyorum ama aradığım gibi değiller bana daha ucuz bir yer lazım.O sırada Fenerbahçe forması giymiş birini görüyorum.Hemen yanına gidiyorum tanışıyoruz.Maraşlıymış aslen bana bir yer tarif ediyor.Orada uygun bir hotel bulabileceğimi söylüyor.Yürümeye başlıyorum yürüdükçe insanların renkleri koyulaşmaya binalar harabeleşmeye sokaklar kirlenmeye başlıyor.Belli süre sonra sadece zenciler hintliler ve çinliler kalıyor sokaklarda.Paris'teyim ama burda en Fransız ben duruyorum diye düşünüyorum.Paris'in banliyöleriyle ilgili birkaç birşey duymuşluğum var.Ama çok gariptir ki içimdfe büyük bir cesaret var.Sadece dikkatli olmaya çalışıyorum.Bir kaç otele baktıktan sonraki buralardan bahsetmek istemiyorum.Bir yer buluyorum aslında aradığım gibi bir yer değil ama aramaktan sıkıldım.Burası bu çevredeki en temiz otel gibi duruyr.Ayrıca metro istasyonuna yakın.Çantalarımı bırakıyorum çıkarken neredeyse ahbap olduğumuz resepsiyondaki arkadaş bana bir harita ve otelin kartını veriyor.Eğer bir şey olursa burayı ara diyor.Gece metroya yetişemessem taksiye binmemi ve kartı taksiciye vermemi söylüyor.Merkezden burasının en fazla 10 euro tutacağını söylüyor.Kartı ve haritayı alıp hemen otelin önündeki metro istasyonuna gidiyorum.Trenler hayatımda gördüğüm en eski trenler kapıları bile tokmaklı kendin açıyosun.Tabi adamlar yıllar önce Metro ya sahip olduklarından şaşırmamak lazım.İlk Durağım tabi ki Eifell.Eifelin olduğu durakta iniyorum.


Eifelle ilk karşılaştığımda çok şaşırıyorum.Bu kadar soğuk anlamsız bir demir yığınının burada ne işi var diye düşünüyorum.Ortada anlamsızca duran kahverengi sdanki küfelnmiş bir demir yığını ve etrafında insanlar.Beğenmiyorum bu durumu.Gezmeye başlıyorum kafam çoğu zaman yukarıda.insanlar çimlere uzanmışlar eifeli seyrediyorlar.Eifelden yukarıya doğru yürüyorum.Palais de Chaillot Eifelli en güzel gören yer aynı zamanda sokak dansçılarının sovmenlerin müzisyenlerin mekanı.Hemen onun arka tarafından Champ Elyses'e(şanzelize) doğru yürüyorum.

Etrafımda şık kafeler restaurantlar çiçekçiler var.Restaurant ve kafelerin iç dizaynından içeride ki insanlardan garsonların kıyafetlerinden masalardaki örtülerden şarap ve şampanya kadehleri
Fransızların ne kadar kibar ve ince ruhlu insanlar olduğunu hissettiriyor bana. Yürüdüğüm bulvar uzunca , tertemiz ,üzerindeki Binalar gösterişli tarih kokan havalarının yanında sanatsal bir yanlarıda mevcut. Uzun bir yürüyüşten sonra Meydana varıyorum.Orada biraz gezdikten sonra tekrar Eifele geri dönüyorum.Bu sırada hava hafif kararmakta.kulenin altında kendime bir yer seçiyorum. oturduğum yerden Eifel i izliyorum.Kuleyi ilk gördüğümdeki bütün görüşlerim yerini yavaş yavaş daha olumlu guygulara bırakıyor ve hiçbirinden eser kalmıyor.Hava kararmaya devam ettikçe romantizm rüzgarları esiyor etrafımda.

Çimlerde uzanmış kendimi Parisin havasına bırakmış romantizm duyguları içinde süzülürken yanıma elinde gitarı ve amfisiyle bir çocuk yaklaşıyor.Yaklaşık 2 metre yanımda duruyor ve başlıyor şarkı söylemeye.Şarkılar gerçekten harika Klasikleşmiş romantik şarkılar bir yandan hava kararmaya devam ediyor diğer yandan romantik şarkılar kulağımda eifel in ışıklarının yanması insanların müziğe kulaklarını verip etrafımızda toplanmasıyla daha derinden hissetmeye başlıyorum ortamdaki sıcaklığı.Hava gitgide kararıyor insanlar daha da çoğalıyor.Şaraplarını biralarını şampanyalarını alıp gelenler şarkıcı ya eşlik etmeye başlıyor.Youri Seyirciyle o kadar güzel diyalog kuruyorki etkilenmemk mümkün değil.Arkamdan bir çocuk sesleniyor.Yalnız oturma diyor gel arkadaş olalım!

Brezilyalılar Edu ve oka ile tanışıyoruz sonra iki alman kız da katılıyor bize şarkılar söylüyoruz.Youri La Bamba şarkısını söylemeye başladığındaPortekizli bir çocuk 8 8 8 çizerek ortaya çıkıyor enteresan bir şekilde dans etmeye başlıyor bunu gören başka bir kafası güzel arkadaşta atlıyor ortaya sonra 3 oluyorlar 5 10 derken herkes ortada çılgın gibi dans ediyor.herkes biribiriyle dans ediyor birbirine sarılıyor içkiler elden ele dolaşıyor göürlmemiş bir mutluluk var insanlarda tanıdık tanımadık herkes bibirine sarılıyor.Youri de coşmuş durumda.Zar zor ortam kendine geliyor kahkahalarla sevinçle oturuyoruz yerlerimize herkesin sabaha kadar eğlenecek enerjisi var ama saat 2 gibi bitiyor.Vedalaşıyoruz arkadaşlarla biryerlerde tekrar buluşmak üzere.Metro istasyonuna gidiyorum kapalı.Bir taksi atlıyorum kartı veriyorum.Otelin önünde iniyorum.Huzurlu mutlu bir uyku çekiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder